İİBF'lilerin kadro çilesi bitecek mi?
Uzun süredir devletten 10 bin kadro isteyen İİBF'lilerin çilesi bitmiyor. İİBF'liler devletten kadro talepleri sosyal medyada sürekli gündeme getiriyorlar.
- İİBF mezunları ve 4001 mağdurlarının çilesi bugün Milat Gazetesi yazarlarından Ahmet Ay'ın gündemindeydi. Ay, İİBF'lilerin bitmeyen çilesini ve kadro taleplerini köşesine taşıdı.
İşte Ahmet Ay'ın İİBF'lilerin sıkıntılarını anlattığı o yazı:
Genç yaşta dünyada en çok istediğiniz kişiyle hayatınızı birleştirecek sürece (nişan) geçeceksiniz, sonra devletin uyuşuk bürokrasisinin sizi umursamazlığından dolayı dünyada en sevdiğiniz, en çok beraber olmak istediğiniz kişiyle “kusura bakma, sana yaşatmayı çok arzuladığım yarınları işsizlikten dolayı sunamıyorum, biz beraber bir yuva kuramayız” demek mecburiyetinde bırakılacaksınız…
İİBF mezunlarından ve 4001 mağdurlarından söz ediyorum.
Okudular mı?
Evet
Başarılı oldular mı?
Evet
İşlerinin kalifiye elemanları oldular m?
Evet
Peki,
Ne/yi bekliyoruz?
Maliye bakanlığından hatırı sayılır kadro,
Bir de KPSS sınavları sonuçlarında adalet ve hakkaniyeti…
Allah aşkına bunu sağlamak neden güç olsun?
400.000 (dörtyüzbin) gencin bir ülke için bulunmaz bir nimet olduğunu nasıl göremeyiz?
Art niyetli olmayan genç kardeşlerimiz ziyaretimize geldiler. Asla hukukun dışında bir etkinlik ve eylemle hak aramayacaklarının bilincinde olan bu gençler branş ve uzmanlık alanlarıyla ilgili ülkelerine hizmet etmek istiyorlar.
Bu gençler adalet istiyorlar;
Kendilerine alan açılması halinde ülke kalkınmasına nasıl katkı sunacaklarını anlatmak bana düşerse diyeceğim odur ki bunlar ülkeyi uçuracak kadar heyecanlı ve doludurlar.
Aynı sınava girdikleri halde ve 80’in üzerinde puan almalarına rağmen aynı sınavda daha düşük puanlıların onların girmesi gereken kadrolara yerleştirilmeleri yüreklerini yaralamıştır. Bu gençler beceriksiz planlamacı bürokratlar yüzünden karşı karşıya geliyorlar.
4001 ayrı bir dert;
On binleri çok çok aşan kalifiye gençlik ordusu maalesef hak ettikleri kadroyu yine benzer sebeplerden dolayı alalamanın sıkıntısını yaşıyorlar.
Kimsenin bu gençlerin hayallerini yerle bir etmeye hakkı yoktur.
80–90 puanla atanamamanın mantığını izah edebilecek bir yetkili var mı bilmiyorum, ama bu akıl almaz bir mağduriyeti yaşatmak olsa olsa beceriksizliktir.
Matematik, fizik, kimya, biyoloji mezunlarının derdi apayrı bir dert;
Artık memurluklara da başvuramıyorlar ve haklı olarak soruyorlar;
“Birkaç yılda ne değişti?” sahi değişen ne?..
Biraz empati yapabilselerdi bürokratlarımız, inanıyorum ki bu gençlerimiz için rahatlıkla bir çözüm bulabilirlerdi. Ama anlaşılan çözüm değil çözümsüzlükle daha ilgililer.
Bakın İİBF’li kardeşlerimizin istekleri ne kadar masum;
İlk etapta 10 bin kadro…
Eğer bu imkân sağlanamazsa inanın yetkili bürokratlar büyük bir vebal altında kalırlar.
Diğer 4001 mağduru gençler atanmak için Doğu ve Güney Doğu Bölgesini istedikleri halde girememişler. Aldıkları puan 80 civarında, bunun izahı mümkün mü?
İşte bir gencimizin feryadı;
“Ahmet Abi, biz de bu ülkenin evlatlarıyız, bizim de ailelerimiz var ve hepsi bizden ekmek bekliyor. Artık atanmak istiyoruz. İİBF için atanmak bu kadar zor olmamalı. IIBF’ye gösterdiğiniz ve göstereceğiniz ilgi karşısında size teşekkür borçluyuz…”
Bir diğeri ise;
“Gümrük Müsteşarlığının tutumundan şikâyetçiyiz çifte standartla bizleri mağdur etmişlerdir”diyor. Okudum verdiği linkleri, tek kelimeyle yetkililer;
Gençlerden bir mağdurlar ordusu hazırlamak için uğraşmışlar.
Bu bürokrasi ile daha fazla yol almamız çok zor, hükümet bunun farkında ve son valiler kararnamesine bakıldığında bu farkındalık gün gibi aşikârdır. Bürokrasi son valiler kararnamesi ile kendi payına düşen mesajı almalı. Yoksa mesajdan sonra kararname gelir.
Evet sayın yetkililer, onurlu bir gelecek sizin tanıyacağınız imkânlarla mümkün olabilmektedir. Kaldı ki kimse baba hayrı istemiyor, hakları olanı talep ediyorlar ve bizler de onları destekliyoruz.
Hükümet elini çabuk tutup;
1. İİBF mezunlarının çığ gibi büyüyen mağdurlarına (4001 mağdurları gibi) başka mağdur kesimleri karşı karşıya getirmeden bu sonbaharda en az onbin kadro tahsis etmelidir.
2. Bundan sonraki süreçte de var olan işsizlerine öğretmen atamaları gibi belli periyotlarla kadro tahsis etmelidir.
3. 4001 mağduru işsizler ordusunun (İİBF’li kardeşleriyle “kadro kavgası” gibi olumsuzlukları yaşamadan) sıkıntıları tahsis edilecek kadrolarla derhal giderilmeye başlanmalıdır.
4. Bunun yolu en kısa sürede onlara tanınacak kadroları açıklamakta geçer.
Gençlerimizin istekleri yerine getirilmeli hem de gecikmeden, ben bu gençlerin cevvalliklerine, dürüstlüklerine kefilim.
Ve ben de gençlerimizin mağduriyetinin takipçisi olacağım.